Yenişehir, İşçiler Cd. No:126, 35170 Konak/İzmir
Kolposkopi, rahim ağzının, vajinanın ve gerektiğinde dış genital bölgenin özel bir büyütme sistemi kullanılarak ayrıntılı şekilde incelenmesini sağlayan tanısal bir yöntemdir. En sık anormal smear sonucu, yüksek riskli HPV pozitifliği veya rahim ağzında şüpheli bir görünüm saptandığında uygulanır.
Kolposkopinin amacı HPV enfeksiyonunu tedavi etmek değil, HPV veya başka nedenlerle gelişmiş olabilecek hücresel değişiklikleri daha ayrıntılı değerlendirmek ve gerektiğinde şüpheli bölgelerden biyopsi almaktır.
Kolposkopi sırasında kolposkop adı verilen özel bir optik cihaz kullanılır.
Kolposkop vücudun içerisine girmez. Vajinanın dışında konumlandırılır ve rahim ağzının büyütülmüş görüntüsünü sağlar.
İnceleme sırasında rahim ağzına bazı özel solüsyonlar uygulanarak normal ve anormal hücrelerin görünümündeki farklılıkların daha belirgin hale gelmesi sağlanabilir.
Kolposkopi en sık rahim ağzı kanseri taramalarında şüpheli sonuç elde edilmesi sonrasında yapılır.
Başlıca nedenler arasında;
yer alabilir.
Hayır.
HPV pozitifliği tek başına her zaman kolposkopi gerektirmez.
Karar;
göre verilir.
Bazı HPV pozitif hastalarda belirli bir süre sonra HPV ve smear testinin tekrar edilmesi yeterli olabilir.
HPV 16, rahim ağzı kanseriyle en güçlü ilişkisi bulunan yüksek riskli HPV tiplerinden biridir.
Bu nedenle HPV 16 pozitifliği birçok hastada smear sonucu normal olsa bile kolposkopik değerlendirme gerektirebilir.
Ancak kesin takip planı hastanın tüm tarama geçmişi değerlendirilerek oluşturulmalıdır.
HPV 18 de rahim ağzı kanseri açısından önemli yüksek riskli HPV tiplerinden biridir.
HPV 18 özellikle rahim ağzının glandüler hücrelerinden gelişen bazı lezyonlarla ilişkili olabilir.
Bu nedenle HPV 18 pozitifliği saptandığında da ayrıntılı değerlendirme ve kolposkopi gündeme gelebilir.
Smear testi rahim ağzından alınan hücrelerin mikroskobik değerlendirmesidir.
Smear sonucunda;
gibi hücresel değişiklikler görülebilir.
Bu sonuçların bir kısmında kolposkopi yapılarak rahim ağzının doğrudan incelenmesi ve gerekli alanlardan biyopsi alınması gerekebilir.
Hasta jinekolojik muayene pozisyonuna alınır.
Vajina içerisine spekulum yerleştirilerek rahim ağzı görünür hale getirilir.
Kolposkop vajinanın dışında konumlandırılır.
Rahim ağzına genellikle özel solüsyonlar uygulanır ve dokular büyütülerek incelenir.
Şüpheli bir alan görülürse küçük bir biyopsi alınabilir.
İşlem çoğu hastada kısa sürede tamamlanır.
Hayır.
Kolposkop hastadan belirli bir mesafede duran büyütmeli optik bir cihazdır.
Vajinanın içerisine yalnızca standart jinekolojik muayenede kullanılan spekulum yerleştirilir.
Bu nedenle kolposkopinin kendisi rahim veya vajina içerisine giren bir cihaz değildir.
Kolposkopi sırasında sıklıkla seyreltilmiş asetik asit solüsyonu rahim ağzına uygulanır.
Bu solüsyon bazı anormal hücresel bölgelerin geçici olarak beyazlaşmasını sağlayabilir.
Böylece hekim şüpheli alanları daha kolay fark edebilir.
Bu işlem HPV’yi veya anormal hücreleri tedavi etmez; yalnızca görüntülemeyi kolaylaştırır.
Bazı kolposkopik değerlendirmelerde iyot içeren Lugol solüsyonu kullanılabilir.
Normal olgun rahim ağzı hücreleri iyodu belirli şekilde tutarken bazı anormal bölgeler farklı görünebilir.
Bu yöntem de biyopsi alınması gereken alanların belirlenmesine yardımcı olabilir.
Kolposkopinin kendisi genellikle belirgin ağrı oluşturmaz.
Spekulum yerleştirilirken smear testine benzer bir baskı veya rahatsızlık hissedilebilir.
Rahim ağzından biyopsi alınması gerekiyorsa;
hissedilebilir.
Çoğu hastada genel anestezi gerekmez.
Her kolposkopide biyopsi alınması zorunlu değildir.
Ancak rahim ağzında şüpheli bir alan görülürse küçük doku örnekleri alınabilir.
Bu doku patoloji laboratuvarına gönderilerek hücresel değişikliklerin derecesi kesin olarak değerlendirilir.
Servikal biyopsi rahim ağzından küçük bir doku parçası alınması işlemidir.
Smear testi yalnızca yüzeyden dökülen hücreleri değerlendirirken biyopsi dokunun yapısını daha ayrıntılı incelemeye olanak sağlar.
Bu nedenle CIN gibi kanser öncüsü lezyonların kesin derecelendirilmesinde biyopsi önemlidir.
Hayır.
Şüpheli rahim ağzı dokusundan küçük biyopsi alınması kanserin yayılmasına neden olmaz.
Biyopsi, dokunun ne olduğunu anlamak ve gerekli tedaviyi doğru planlamak için kullanılan standart tanısal yöntemlerden biridir.
Bazı durumlarda rahim ağzının dış yüzeyi dışında, servikal kanalın içerisindeki hücrelerin de değerlendirilmesi gerekebilir.
Bu amaçla rahim ağzı kanalından küçük bir örnek alınabilir.
Özellikle dönüşüm bölgesinin tamamının görülemediği veya glandüler hücresel değişikliklerden şüphelenilen durumlarda kullanılabilir.
İşlem süresi hastadan hastaya değişebilir.
Sadece değerlendirme yapılacaksa genellikle kısa sürer.
Birden fazla biyopsi alınması veya rahim ağzının değerlendirilmesinin zor olması durumunda işlem biraz daha uzun sürebilir.
Genellikle hastanede yatış gerektiren bir işlem değildir.
Çoğu kolposkopik incelemede anestezi gerekmez.
Biyopsiler de genellikle kısa süreli rahatsızlıkla yapılabilir.
Ancak hastanın özel durumu, ağrı hassasiyeti veya yapılacak işlemin kapsamına göre lokal veya farklı anestezi yöntemleri değerlendirilebilir.
İşlem öncesinde merkezin önerilerine uyulmalıdır.
Genellikle işlemden önce kısa bir süre;
önerilebilir.
Kullanılan kan sulandırıcı ilaçlar varsa doktora mutlaka bilgi verilmelidir.
İlaçlar doktor önerisi olmadan kesilmemelidir.
Yoğun adet kanaması rahim ağzının ayrıntılı değerlendirilmesini zorlaştırabilir.
Bu nedenle acil bir gereklilik bulunmuyorsa kolposkopinin yoğun kanama olmayan bir dönemde yapılması tercih edilebilir.
Hafif lekelenme her zaman işleme engel olmayabilir.
Evet.
Gerekli durumlarda gebelik sırasında kolposkopi yapılabilir.
Özellikle yüksek dereceli smear sonucu veya ciddi hücresel değişiklik şüphesinde değerlendirme geciktirilmemelidir.
Gebelikte rahim ağzının görünümü değişebildiği için incelemenin bu konuda deneyimli kişiler tarafından yapılması önemlidir.
Gerekli görüldüğünde gebelik sırasında rahim ağzından biyopsi alınabilir.
Ancak gebelikte rahim ağzının kanlanması arttığı için kanama ihtimali bir miktar daha yüksek olabilir.
Kanser şüphesi bulunmadığı sürece bazı tedavi işlemleri doğum sonrasına bırakılabilir.
Biyopsi alınmışsa birkaç gün boyunca;
görülebilir.
Kullanılan bazı solüsyonlar da koyu renkli vajinal akıntıya neden olabilir.
Ancak çok yoğun kanama normal kabul edilmez.
Biyopsi sonrasında adet ağrısına benzeyen hafif kasık krampları görülebilir.
Çoğu zaman kısa sürer.
Şiddetli veya giderek artan ağrı, ateş veya kötü kokulu akıntı gelişmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Yalnızca inceleme yapılmışsa genellikle uzun süreli bir kısıtlama gerekmez.
Biyopsi alındığında ise rahim ağzındaki küçük yaranın iyileşmesi için birkaç gün cinsel ilişkiden kaçınılması önerilebilir.
Benzer şekilde tampon veya vajinal ürünlerin kullanımı da kısa süre sınırlandırılabilir.
Kesin süre alınan biyopsinin kapsamına göre değişebilir.
Genellikle normal duş alınabilir.
Ancak biyopsi sonrasında belirli süre;
önerilmeyebilir.
Merkezin işlem sonrası önerilerine uyulmalıdır.
Aşağıdaki durumlarda doktora başvurulması gerekir:
Hafif lekelenme ve hafif kramp ise biyopsi sonrasında görülebilir.
Hekim işlem sırasında rahim ağzının görünümü hakkında bir ön değerlendirme yapabilir.
Ancak biyopsi alınmışsa kesin değerlendirme için patoloji sonucunun beklenmesi gerekir.
Patoloji sonuçlanma süresi laboratuvara göre değişebilir.
Kolposkopide şüpheli lezyon görülmemesi olumlu bir bulgudur.
Ancak HPV veya smear sonucuna göre takip tamamen sonlandırılmayabilir.
Örneğin yüksek riskli HPV pozitifliği devam ediyorsa belirli süre sonra;
planlanabilir.
CIN 1 düşük dereceli hücresel değişikliktir.
Özellikle genç kadınlarda önemli bir bölümü zaman içerisinde kendiliğinden gerileyebilir.
Bu nedenle çoğu CIN 1 olgusunda hemen cerrahi tedavi yerine takip tercih edilebilir.
Takip aralığı hastanın HPV ve önceki test sonuçlarına göre belirlenir.
CIN 2 daha yüksek dereceli bir hücresel değişikliktir.
Tedavi veya yakın takip seçenekleri;
gibi faktörlere göre değerlendirilebilir.
Bazı genç ve gebelik planlayan hastalarda dikkatli takip düşünülebilirken bazı hastalarda lezyonun çıkarılması önerilebilir.
CIN 3 yüksek dereceli kanser öncüsü hücresel değişikliktir.
CIN 3 kanser değildir ancak tedavi edilmediğinde zaman içerisinde rahim ağzı kanserine ilerleme riski bulunmaktadır.
Bu nedenle genellikle anormal bölgenin çıkarıldığı bir tedavi planlanır.
Yüksek dereceli rahim ağzı lezyonlarında en sık;
gibi eksizyonel işlemler kullanılabilir.
Bu işlemlerde anormal dokunun bulunduğu rahim ağzı bölgesi çıkarılır ve patolojiye gönderilir.
Tedavinin tipi lezyonun özelliklerine göre belirlenir.
Hayır.
Kolposkopi esas olarak tanısal bir değerlendirmedir.
LEEP ise kanser öncüsü olduğu belirlenen rahim ağzı dokusunun çıkarıldığı bir tedavi işlemidir.
Kolposkopi sırasında biyopsi alınabilir ve biyopsi sonucuna göre daha sonra LEEP planlanabilir.
Kolposkopi rahim ağzındaki şüpheli bölgeleri görmeye yardımcı olur ancak kesin kanser tanısı yalnızca görünüm üzerinden konulmaz.
Kesin tanı için şüpheli dokudan biyopsi alınarak patolojik inceleme yapılması gerekir.
Kolposkopinin kendisi tedavi değildir.
Ancak rahim ağzındaki kanser öncüsü değişikliklerin tespit edilmesini sağlayarak gerekli tedavilerin zamanında uygulanmasına yardımcı olur.
Bu nedenle rahim ağzı kanserinin önlenmesinde tarama ve takip sürecinin önemli bir parçasıdır.
Bu durum smear sonucunun derecesine göre değişir.
Hafif bazı değişikliklerde takip için belirli bir süre beklenebilirken yüksek dereceli sonuçlarda değerlendirmeyi uzun süre geciktirmek uygun değildir.
Özellikle;
daha hızlı değerlendirme gerektirebilir.
Hayır.
Kolposkopi HPV’yi ortadan kaldırmaz.
İşlemin amacı virüsün rahim ağzında oluşturduğu hücresel değişiklikleri araştırmaktır.
HPV’nin zaman içerisinde baskılanıp baskılanmadığı daha sonraki HPV testleriyle takip edilir.
Evet, gerekli olabilir.
Takip programı biyopsi ve HPV sonuçlarına göre belirlenir.
Özellikle;
sonrasında farklı aralıklarla HPV ve smear kontrolleri gerekebilir.
Evet.
LEEP veya konizasyon gibi tedaviler sonrasında hastanın uzun dönem takibi önemlidir.
Takipte;
kullanılabilir.
Yüksek dereceli lezyon tedavisi geçirmiş kadınların rutin tarama grubundan daha uzun ve yakın takip edilmesi gerekebilir.
Tanısal kolposkopi ve küçük rahim ağzı biyopsileri doğurganlığı etkilemez.
LEEP veya konizasyon gibi daha kapsamlı rahim ağzı işlemleri ise farklı işlemlerdir.
Özellikle tekrarlayan veya geniş doku çıkarılan bazı işlemlerde gelecekteki gebeliklerde rahim ağzı ile ilişkili riskler bir miktar artabilir.
Bu nedenle gereksiz tedaviden kaçınmak ve yalnızca gerekli durumlarda işlem yapmak önemlidir.
Yalnızca tanısal kolposkopi veya küçük biyopsi yapılmışsa genellikle uzun süre beklemek gerekmez.
Ancak LEEP veya konizasyon gibi bir tedavi uygulanmışsa rahim ağzının iyileşmesi için belirli bir süre beklenmesi önerilebilir.
Gebelik planı yapılan işlemin kapsamına göre doktorla birlikte belirlenmelidir.
Kolposkopi kararı yalnızca HPV’nin pozitif veya smear testinin anormal olmasına bakılarak verilmez.
Takip planında;
birlikte değerlendirilmelidir.
Kolposkopi; anormal smear veya yüksek riskli HPV sonuçlarının ardından rahim ağzını ayrıntılı şekilde değerlendirmeyi ve gerektiğinde şüpheli bölgelerden biyopsi alarak kanser öncüsü hücresel değişiklikleri erken dönemde saptamayı sağlayan önemli bir tanı yöntemidir.
Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi amacı taşımaz, hekim muayenesinin ve kişiye özel tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili tanı ve tedavi seçenekleri için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Yenişehir, İşçiler Cd. No:126, 35170 Konak/İzmir
2026 – Doç. Dr. Müjde Canday