Yenişehir, İşçiler Cd. No:126, 35170 Konak/İzmir
İnfertilite, düzenli ve korunmasız cinsel ilişkiye rağmen gebeliğin gerçekleşmemesi durumudur. Gebelik oluşmasını etkileyen faktörler yalnızca kadına veya yalnızca erkeğe bağlı olmayabilir. Bu nedenle infertilite değerlendirmesi, mümkün olduğunca çifti birlikte ele alan kapsamlı bir süreç olarak planlanmalıdır.
İnfertilitenin nedeninin doğru şekilde belirlenmesi, gereksiz zaman kaybının önüne geçilmesine ve çift için en uygun tedavi yönteminin seçilmesine yardımcı olur.
35 yaşın altındaki kadınlarda, düzenli korunmasız ilişkiye rağmen 12 ay içerisinde gebelik oluşmamışsa infertilite değerlendirmesi önerilir.
35 yaş ve üzerindeki kadınlarda ise yaşla birlikte yumurtalık rezervi ve üreme potansiyelindeki değişimler nedeniyle bu süre genellikle 6 aya indirilir. 40 yaşın üzerindeki kadınlarda değerlendirmeye daha erken başlanması uygun olabilir.
Ancak bazı durumlarda bu sürelerin beklenmesine gerek yoktur. Adet düzensizlikleri, yumurtlama problemleri, endometriozis, geçirilmiş yumurtalık veya tüp ameliyatları, bilinen tüp problemleri ya da erkek faktörüne ilişkin bir şüphe varsa değerlendirmeye daha erken başlanabilir.
Gebelik oluşabilmesi için yumurtlamanın gerçekleşmesi, yumurta ve spermin sağlıklı şekilde buluşabilmesi, tüplerin açık olması ve oluşan embriyonun rahim içerisine yerleşebilmesi gerekir.
Bu süreçlerin herhangi bir aşamasındaki problem gebeliği güçleştirebilir.
Kadına bağlı nedenler arasında;
yer alabilir.
Erkeğe bağlı infertilitede ise sperm sayısı, hareketliliği veya yapısındaki bozukluklar başta olmak üzere çeşitli faktörler rol oynayabilir.
Bazı çiftlerde yapılan tüm incelemelere rağmen gebeliği engelleyen belirgin bir neden tespit edilemeyebilir. Bu durum açıklanamayan infertilite olarak adlandırılır.
İlk değerlendirmede çiftin tıbbi ve üreme öyküsünün ayrıntılı olarak değerlendirilmesi önemlidir.
Kadının adet düzeni, daha önce geçirilmiş gebelikler, düşükler, ameliyatlar, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve bilinen hastalıklar sorgulanır. Daha önce uygulanmış infertilite tedavileri varsa bunların sonuçları da değerlendirilir.
Erkek partnerin de geçmiş hastalıkları, ameliyatları, kullandığı ilaçlar ve üreme sağlığını etkileyebilecek durumları göz önünde bulundurulur.
İnfertilite değerlendirmesinde kadın ve erkek faktörlerinin mümkün olduğunca eş zamanlı incelenmesi önerilmektedir.
Gebeliğin oluşabilmesi için düzenli yumurtlamanın gerçekleşmesi gerekir.
Adet döngüsünün düzeni, yumurtlama hakkında önemli bilgiler sağlayabilir. Gerektiğinde hormonal testler ve ultrasonografi ile yumurtlama fonksiyonları daha ayrıntılı değerlendirilebilir.
Düzensiz veya seyrek adet gören kadınlarda yumurtlama bozukluklarının araştırılması özellikle önemlidir.
Yumurtalık rezervi, yumurtalıklarda bulunan yumurta havuzu hakkında bilgi verir.
Değerlendirmede hastanın yaşı ile birlikte;
kullanılabilir.
Ancak yumurtalık rezervi testleri tek başına bir kadının doğal yollarla gebe kalıp kalamayacağını kesin olarak göstermez. Bu testler daha çok infertilite değerlendirmesinin ve planlanacak tedavinin bir parçası olarak yorumlanmalıdır.
Vajinal ultrasonografi ile rahim ve yumurtalıkların yapısı ayrıntılı olarak değerlendirilebilir.
Ultrason sırasında;
gibi gebeliği etkileyebilecek durumlar araştırılabilir.
Yumurta ile spermin doğal yollarla buluşabilmesi için fallop tüplerinin açık ve işlevsel olması gerekir.
Tüplerin açıklığını değerlendirmek amacıyla en sık kullanılan yöntemlerden biri **HSG (rahim filmi)**dir. Uygun hastalarda farklı görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabilir. HSG ve sonohisterografik yöntemler tüplerin açıklığının değerlendirilmesinde kullanılan temel yöntemler arasındadır.
İnfertilite yalnızca kadınla ilgili bir durum değildir. Bu nedenle değerlendirme sürecinin önemli aşamalarından biri de **semen analizi (spermiogram)**dır.
Semen analizinde başlıca;
değerlendirilir.
Sonuçlarda sorun saptanması durumunda gerekli görülen hastalarda ileri androlojik veya ürolojik incelemeler planlanabilir.
Hayır. İnfertilite değerlendirmesi kişiye özeldir.
Hastanın yaşı, infertilite süresi, adet düzeni, geçirilmiş hastalık ve ameliyatlar, önceki gebelikler ve mevcut bulgular hangi testlerin gerekli olduğunu belirler.
Bu nedenle her hastaya çok sayıda test yapılması yerine, tıbbi öykü ve muayene bulgularına göre gerekli incelemelerin seçilmesi daha doğru bir yaklaşımdır. Güncel rehberler de infertilite değerlendirmesinin sistematik ve mümkün olduğunca az invaziv yöntemlerle yürütülmesini önermektedir.
Değerlendirme tamamlandıktan sonra elde edilen bulgular çiftle birlikte ele alınır ve kişiye özel bir yol haritası oluşturulur.
Bazı çiftlerde yalnızca yumurtlama döneminin doğru belirlenmesi ve gebelik planlaması yeterli olabilirken, bazı hastalarda;
gibi yöntemlerden biri önerilebilir.
Tedavinin seçimi yalnızca test sonuçlarına değil; kadının yaşına, yumurtalık rezervine, infertilite süresine, sperm özelliklerine ve çiftin üreme öyküsüne göre yapılır.
İnfertilite tedavisinde amaç her hastaya doğrudan tüp bebek uygulamak değildir. Öncelikle gebeliğin neden oluşmadığını veya gebelik şansını azaltan faktörlerin neler olduğunu mümkün olduğunca doğru şekilde ortaya koymak gerekir.
Özellikle üreme çağının ilerlemesiyle birlikte zaman önemli bir faktör haline geldiğinden, doğru zamanda yapılan kapsamlı bir değerlendirme çift için en uygun tedavi seçeneğinin belirlenmesine yardımcı olabilir.
İnfertilite değerlendirmesi; kadın ve erkek üreme sağlığının birlikte incelendiği, elde edilen sonuçlara göre kişiye özel gebelik ve tedavi planının oluşturulduğu bir süreçtir.
Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi amacı taşımaz, hekim muayenesinin ve kişiye özel tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez. Sağlık durumunuzla ilgili tanı ve tedavi seçenekleri için mutlaka hekiminize başvurunuz.
Yenişehir, İşçiler Cd. No:126, 35170 Konak/İzmir
2026 – Doç. Dr. Müjde Canday